EJDERHALAR KITASI

BÖLÜM 2 — SOLİN

Deniz sakindi. Ama **Solin** huzursuzdu. Tristan limanında duruyordu. Gözleri dalgaların üzerinde. Tuz kokusu yoğundu. Ama onun dikkatini çeken bu değildi. Sessizlik. “Garip…” Kendi kendine fısıldadı. Su… çok sakindi. Küçük titreşimler bile yoktu. Solin bir şey hissetti. Mana. Ama doğal değildi. Sanki… çürümüş gibiydi.
~ ~ ~
Hava nemlendi. Parmaklarının arasında ince bir su halkası oluştu. Ama titriyordu. “Bu… ne?” Bir çığlık. Uzakta. Mor bir ışık yükseldi. Solin’in bakışları keskinleşti. “Başladı…” Koştu. İnsanlar kaçıyordu. “Canavarlar!” “Tanrılar bizi terk etti!” Solin’in eli hareket etti. Su… keskinleşti. Bir bıçak gibi. Şlak! Varlığın kafası koptu. Ama gövde hâlâ hareket ediyordu. Yukarı baktı. Kırmızı cüppeli figürler. KAN TARİKATI. “Bu… planlı.” Savaşmayacak. Çünkü bu savaş kazanılmazdı. Hesaplı bir geri çekilme… Ayaklarının altındaki su yükseldi. İnce damarlar gibi sokaklara yayıldı. Hissetti: **Nerede boşluk var? Nerede ölüm var?** Liman yanıyordu. Küçük bir gemi gördü. Hazırlanmış. Başka biri de ona doğru koşuyordu. Solin’in gözleri daraldı. Bir şey daha hissetti. **Aura.** Zayıf ama oradaydı. “İnsan…” Solin hızlandı. Bu gece bitmemişti. Ama bir şey kesindi: Bu gece onu değiştirecekti.