← ARŞİV KİTABESİNE DÖN

İLK KARŞILAŞMA

YOZLAŞMANIN ÇAĞI : PROLOG
Gece sessizdi. Ama bu sessizlik huzurlu değildi. Toprak nefes almıyor gibiydi. Tristan’ın kıyısında, yanmış ağaçların arasında Kayra tek başına yürüyordu. Rüzgar yoktu. Kuş yoktu. Ses yoktu. Sadece… çürüme kokusu. Kayra mızrağını sıkıca kavradı. İçinde bir şey kıpırdadı. O tanıdık his. Tehlike değil. Daha kötü bir şey: Tanıdıklık. Gölgeler hareket etti. Toprak çatladı. Ve karanlığın içinden bir şey yükseldi. Devasa. Sessiz. Canlı… ama ölü gibi.
🕀
MORTIS “…sen.” Kayra’nın kaşları hafifçe çatıldı. “Diğerleri gibi değilsin.” Sessizlik. Kayra ilk kez konuştu: “Sen… Mortis’sin.” “İsimler… önemsizdir.” Mortis bir adım yaklaştı. Toprak, ayağının altında çürüdü. Kayra’nın içindeki o his büyüdü. Bu korku değildi. Bu… bir yansıma gibiydi. “Kaçtın. O gece. Koştuğunu gördüm.” Kayra’nın nefesi kesildi. “Yalan.” Ama sesi… eskisi kadar güçlü değildi. “Hayatta kaldın. Ama savaşmadın.” “Ben de aynıyım. Ben de savaşmadım.” Kayra dondu. “Sen… bir canavarsın.” Uzun bir sessizlik. “Evet. Ama bu sonradan oldu. Sen de olabilirsin.” Kayra mızrağını kaldırdı. “Ben senin gibi değilim.” Mortis durdu. Sonra… sanki gülümsedi. “Henüz.” Bir anda… baskı yok oldu. Gölgeler dağıldı. Ve Mortis… yok oldu. Kayra tek başına kaldı. Ama artık yalnız hissetmiyordu.